Çıldır
Yüzölçümü 1.416 km2 olan Çıldır ilçesi kuzey ve doğuda Gürcistan, doğuda gene Gürcistan ve Ermenistan, güneydoğu ve güneyde Kars ili, batıda Merkez ilçe, kuzeybatıda da Hanak ve Damal ilçeleriyle çevrilidir. Ardahan ilinin güneydoğu köşesinde bulunan Çıldır bölgenin çok yüksek ve dağlık bir kesiminde yer alır. ilçenin kuzey kesimini Keldağ (3.033 m), güney kesimini de, doruğu 3.197 m'ye erişen Kısır Dağı engebelendirir. Dağlar yılın büyük bölümünde kar altında olduğundan akarsu kaynağı açısından çok zengindir. İlçenin kuzey kesiminin sularını Kura Irmağı toplar. Doğu Anadolu Bölgesi'nin kuzeydoğu kesimindeki en büyük doğal göl olan Çıldır Gölü'nün batı kesimi ilçe sınırları içindedir. Aktaş Gölü olarak da anılan Hazapin Gölü'nün doğu kesimi Gürcistan'a aittir.
Akarsu vadilerinin tabanları ve tepelik alanlar dışındaki yüksek kesimlerde geniş platolar yer alır. Ardahan Platosu'nun doğu kesimini oluşturan bu düzlükler yükselti nedeniyle bitkisel üretime elverişli değildir, ama zengin çayırlarla kaplı olduğundan önemli bir hayvancılık alanıdır. Kura Irmağı vadisindeki küçük ve parçalı ovalarda az da olsa bitkisel üretim yapılır; en çok arpa ve patates yetiştirilir. Çıldır önemli hayvancılık alanlarından biridir. En çok koyun ve sığır beslenir. Koyun yetiştiriciliğinde mor karaman ve ak karaman, sığır besiciliğinde ise yüksek verimli Doğu Anadolu kırmızısı ve zavod da denen malakan soyları egemendir. Zengin bitki örtüsü nedeniyle arıcılık gelişmiştir. Başta peynir olmak üzere süt ürünleri ve bal üretimi önem taşır. Günümüzde zavodlarda yapılan gravyer üretimi azalmış, kaşarpeyniri ve lor üretimi ise yaygınlaşmış durumdadır. Zavodlarda peynirciliğin yanı sıra tereyağı, yoğurt ve kaymak üretimi de yapılır. Arıcılık da yapılan ilde tavukçuluk fazla önem taşımaz. Karadeniz Bölgesi'nden gelen arıcılar yazın kovanlarını Ardahan yaylalarına çıkarır. İldeki başlıca tarımsal kuruluşlar Göle Tarım İşletmesi ve Ardahan Arıcılık Üretme İstasyonu'dur. Çıldır Gölü'nün kuzey kıyısında bulunan, Neolitik Çağ'dan kalma kalıntılar, menhirler, dolmenler, kromlekler, çanak çömlek parçalan ve Şeytan Kalesi yöredeki yerleşme tarihinin ne kadar eski olduğunu kanıtlar. Çıldır'ın Urartu egemenliğine girdiğini gösteren izlere de rastlanmıştır. 19. yüzyılda Çıldır Eyaleti sınırlan içinde bulunan bu topraklar birkaç kez Ruslann işgaline uğradı. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Rusya'ya bırakılan Çıldır 1919'da Gürcü, 1920'de de Ermeni işgaline girdi. 16 Mart 1921'de imzalanan Moskova Antlaşması ile Türkiye topraklarına katıldı. Eskiden Zurzuna adıyla anılan Çıldır kasabası Kısır Dağı'nın kuzey eteklerinde, Çıldır Gölünün kuzeybatısında yer alır.
Damal
Yüzölçümü 392 km2 olan Damal ilçesi doğuda Çıldır, güney ve batıda Hanak, kuzeyde Posof ilçeleri, kuzeydoğuda da Gürcistan ile çevrilidir.
Göle
Yüzölçümü 1.420 km2 olan Göle ilçesi kuzeyde Merkez ilçe, doğuda Kars, güneyde gene Kars ve Erzurum, batıda da gene Erzurum ve Artvin illeriyle çevrilidir. İlin batı kesiminde yer alan Göle ilçesi çok dağlık ve yüksek bir platoda yer alır. Ardahan Platosu ilçenin kuzey kesimine sokulur. Güney kesiminde ise Allahuekber Dağları yer alır. Bu dağlar Kars iliyle doğal sınır oluşturur. İlçenin en yüksek noktası güneydoğu kesimindeki Kabak Tepesi'dir (3.054 m). Dağlann özellikle kuzeye bakan yamaçlan yer yer tahrip edilmiş, sarı çam ormanlarıyla, plato düzlükleri ise çayırlarla kaplıdır.
Eski adı Merdinik olan Göle ve yöresi 16. yüzyılda Osmanlı topraklarına katıldı. Kalesi, Kanuni Süleyman'ın emriyle 1549'da onanım gördü. Göle 19. yüzyıl sonlarında Erzurum vilayetinin Ardahan kazasına bağlı bir nahiyeydi. 19. yüzyıl boyunca ve 20. yüzyıl başlarında birkaç kez Rus işgali altında kalan nahiye 30 Eylül 1920'de Kâzım Karabekir kuvvetlerince yörede denetim kurmaya çalışan Gürcü ve Ermenilerden kurtarıldı. Cumhuriyet'ten sonra ilçe haline getirildi.
Hanak
Yüzölçümü 500 km2 olan Hanak ilçesi kuzeyde Posof ve Damal, doğu ve güneydoğuda Çıldır ilçeleri, güneyde Merkez ilçe, batıda da Artvin iliyle çevrilidir. İlçe topraklarının yüzey şekilleri dağlar ve dalgalı düzlüklerden oluşur. İlçe topraklarını batıda Artvin'le doğal sınır oluşturan Yalnızçam Dağları, kuzeydoğuda da Keldağ'ın batı uzantıları engebelendirir. Bu dağların yüksek kesimlerinde zengin otlaklarla kaplı geniş yaylalar vardır. İlçe topraklarının sularını Yalnızçam Dağları'ndan kaynaklanıp Kura Irmağı'na katılan Kantarköprü Çayı toplar.
Posof
Yüzölçümü 607 km2 olan Posof ilçesi güneyde Damal ve Hanak ilçeleri, batıda Artvin ili ve Gürcistan, kuzeybatı, kuzey ve doğuda gene Gürcistan ile çevrilidir. İlin en kuzey kesiminde yer alan ilçe topraklan akarsu vadileriyle derin biçimde parçalanmış yüksek ve dağlık bir alandadır. Bu toprakları Yalnızçam Dağlan engebelendirir. Başlıca yükselti ilçe merkezinin güneydoğusundaki Ulgar Tepesi'dir (2.918 m). Bu dağların yüksek kesimlerinde yer alan sulak çayırlarla kaplı yaylalar hayvancılık açısından önem taşır, ilçe topraklarından kaynaklanan suları toplayan Posof Çayı Gürcistan'da Kura Irmağı'na katılır. Bir bölümü Gürcistan ile doğal sınır oluşturan Posof Çayı'nın bir çöküntü alanı olan vadi tabanı ilçenin başlıca tarım alanıdır. Başlıca ekonomik etkinlik tarımdır. Yaylacılık yöntemiyle hayvancılık yapılır. Yetiştirilen başlıca bitkisel ürünler patates, arpa, buğday ve elmadır.
Yöre 19. yüzyılda birkaç kez Rusların işgaline uğradı. Son olarak 1876 sonunda işgal edilen yöre bu sırada Erzurum vilayeti Çıldır sancağının Ardahan kazasına bağlı bir nahiyeydi. 1918'de imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması'yla gene Osmanlı topraklarına katılan ama 1919'da bu kez Gürcülerce işgal edilen Posof yöresi 23 Şubat 1921'de kurtuldu.
Görülmeye değer yerler
Ardahan Kalesi: Ardahan kentinde; yapım tarihi bilinmiyor; Kanuni Sultan Süleyman tarafından onartılmış; uzunluğu 745 m.
Ardahan Kongre Binası: Ardahan kentinde; 1911'de, Rus işgali sırasında yapılmış; Ardahan kongreleri burada toplanmıştır.
Çıldır Gölü: ilin doğu kesiminde; yüzölçümü 115 km2 dir. bir bölümü Kars ili sınırları içindedir. Önemli bir balıkçılık alanıdır. Kafeslerle kültür balıkçılığı da yapılan gölden 1997'de 2.420 ton sazan ve 189 ton alabalık elde edilmiştir. |